DOSYA HABER – “Hallyu” girdabına kapılan gençler, farkında olmadan hayatını Kore Kültürü’ne uyarlıyor

Dünya genelinde, Kore müziği, Kore dramaları gibi kültür ürünlerini benimseyen bireyler, farkında olmadan K-Kültürü dalgasına kapılıp, yaşam tarzını ona göre şekillendiriyor.

AA’nın “Kore Dalgası”nı (Hallyu) ele aldığı 4 bölümlük dosya haberinin son bölümünde, Hallyu’nun bir parçası olan “K-pop” sektöründe idollere duyulan hayranlık hem uzman görüşleri hem de hayranlarla görüşülerek derlendi.

“Hallyu” girdabına kapılanlar, Kore’nin popüler dizi ve filmlerinden müziklerine, kozmetiğinden mutfak kültürüne kadar birçok konunun hayatlarına yoğun hücumuyla farkında olmadan bu yaşam tarzının içine çekiliyor; bu kültürün ürettiği hem görsel hem de işitsel ürünlerle beslenirken, sadece taşıyıcısı değil elçisine de dönüşüyorlar.

“Kültürel hegemonyayı” baskı unsuru kullanmadan dünya genelinde yaşam tarzına dönüştüren K-pop, K-drama gibi unsurlar, gençlerin yaşam tarzlarının dönüşümündeki en etkili enstrümanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sosyal medyanın yaygın kullanımı Güney Kore kültürüne erişimi kolaylaştırdı ve kültürün yayılmasına ivme kazandırdı. Bu gelişmelerle, hayran kültürü Güney Kore dışında da etki alanını genişletti.

Dünya Kamu Diplomasisi Diyalog Merkezi kurucu ortağı ve Penn State Üniversitesinden Prof. Dr. Samuel Richard, K-pop dinleyicilerinin çoğunluğunun genç olduğunu ancak farklı yaş gruplarından da geniş bir dinleyici kitlesi bulunduğunu söyledi. Richard, katıldığı bir K-pop konserinde her yaştan insanın olduğunu ve şarkının sözlerine eşlik ettiğini belirtti.

Richard, hayranlarının K-drama ve K-pop hakkındaki görüşlerini sadece çevresiyle değil, çevrim içi platformlarda dünyanın öbür ucundaki insanlarla da paylaştığını aktardı.

Albümlere servet ödüyor, evlerini Güney Kore’ye taşıyorlar

Kore dramalarına, müziğine ve yemeklerine yoğun ilgi duyan kişiler, sosyal medya aracılığıyla kilometrelerce ötedeki, aynı düşünceleri paylaştığı hayranlarla organize oluyor, hatta beğendiği “idolleri” destekleme ya da beğenmediklerini “linç etme” gibi faaliyetleri sistematik yapabiliyor.

Dünyanın birçok yerinden farklı yaş gruplarından çok sayıda kişinin Kore’den etkilendiğini söyleyen Richard, “Benim yaşımdaki insanların büyük çoğunluğu K-pop’a ilgi duymuyor ama Kore kültürünün diğer unsurlarıyla ilgileniyorlar. Kore’nin sahip olduğu bu yumuşak güç hakkında oldukça büyüleyici olan şey bu.” dedi.

Başka ülkelerde yaşasalar bile Güney Kore kültüründe idealize edilen şekilde hayat sürmeye çalışan hayranlar, K-dramaları izlerken bir yandan “noodle, bibimbap, tteokbokki, kimchi” yiyor, mezuniyet törenlerinde beğendiği K-pop idolleri gibi giyinip onlar gibi makyaj yapıyor, beğendiği grupların konserlerini dinlemek için kıtaları aşıyor, sosyal medyada açık artırmalarla içinde birçok mini posterin bulunduğu albümlere servet ödüyor ve hatta evini Güney Kore’ye taşıyor.

Bazı hayranlar, sevdiği idollerin doğum günlerinde şehirlerin meydanlarına kutlama mesajlarını reklam panolarına asıyor ve kafelerde gıyabi doğum günü kutluyor.

Richard, eskiden de insanların, beğendiği ünlüleri tuhaf şekilde “putlaştırdığını” dile getirerek gençlerin, beğendiği idollerin kent meydanlarında doğum gününü kutlamasını anlamlandıramadığını ifade etti.

Bazı hayranlar da Güney Kore’ye seyahat edip, K-pop idollerinin gitmiş olabileceği bölgelerde geziyor ve hayranlık duyduğu kişiyi görme hayaliyle yaşıyor.

Sadece K-pop hayranlarının anlayabileceği bir “dil”

K-pop gruplarının hayran kitlesinin mutlaka bir ismi oluyor, BTS grubunu destekleyenlere “ARMY”, EXO hayranlarına EXO-L, ASTRO grubunu destekleyenlere ise “AROHA” deniyor.

Dünyada en fazla K-pop grubu hayranı 20 milyon ile BTS grubunun “ARMY” olarak adlandırılan topluluğu.

K-Kültürü alanında çalışmalar yapan Dr. Alptekin Keskin, bu duruma ilişkin “Bu kadar fazla bir kitleye hitap etmek evrensel mesajlar vermeyi beraberinde getirir.” dedi.

Kendini ARMY olarak tanımlayan, evli ve bir çocuk annesi Vietnamlı Tran Thu Phuong da hayranlardan biri. AA muhabirine konuşan 34 yaşındaki Phuong, K-pop’la ilk temasının öğrenciyken “Super Junior” grubu üzerinden olduğunu kaydetti. Phuong, K-pop ile lisede tanıştığını ve bu ilgisinin iş hayatına atılana kadar sürdüğünü belirtti.

Phuong, yıllar sonra oğluyla K-drama izlediğini, beğendiği oyuncunun aynı zamanda ünlü Astro grubunun bir üyesi olduğunu ve bununla ilgili tüm videoları 3 ayda izleyerek, geçmişte takip etmeye ara verdiği dönemdeki açığı kapattığını anlattı.

BTS grubunun şarkılarıyla tanıştığı ilk andan bahseden Phuong, “BTS’ye aşık oldum. O andan itibaren K-pop hayatımın bir parçası oldu. BTS’in ‘Blood, Sweat and Tears’ şarkısına tıkladım ve o andan beri, 4 yılı aşkın süredir onları dinlemeyi seviyorum. K-pop’ta en çok BTS’i seviyorum, ben bir ARMY’yim.” diye konuştu.

Bu zamana kadar 3 kez BTS konserine giden ve grubun tüm albümlerini satın alan Phuong, sosyal medya üzerinden tanıştığı diğer hayranlarla sergi düzenliyor, afetzedelere, nesli tükenmek üzere olan hayvanlara bağış yapıyor, beğendiği idolü için gökyüzünden yıldız satın alıyor, yaşadığı bölgede reklam panolarında idolünün doğum gününü kutluyor.

Kitabında “insani koşulları” olmayan stajyerlik sürecinden bahsetti

K-pop ile alakalı kitap da çeviren Phuong, kitaplarda idollerin “insani koşulları” olmayan stajyerlik sürecinden de bahsedildiğini aktardı.

Bazı hayranlar gibi Phuong da idol adaylarının zor bir eğitim sisteminden geçerek bağlı olduğu şirketin belirlediği kurallar çerçevesinde hareket etmesini normal karşılıyor.

Bangladeşli 19 yaşındaki lise öğrencisi Taznua Tasnim de 2020’den beri K-pop dinlediğini belirtti.

İdollerin dansları ve görünüşlerini beğendiğini söyleyen Tasnim, kendini diğer Astro hayranları gibi “AROHA” olarak tanımladı.

Tasnim’in, sosyal medyada Astro grubu için birden fazla hayran hesabı var ve bu hesaplar üzerinden diğer hayranlarla iletişime geçiyor. Tasnim, yurt dışından gelen albümlerin vergi ücretinin yüksek olmasından şikayetçi.

Yaşadıkları ülkelerde Kore Kültürü’nü benimseyen ve olabildiğince Kore’deymiş gibi yaşayan gençler Korece öğreniyor. Hatta K-drama izleyerek dil öğrenen bu gençler, sosyal platformlarda yer alan K-dramaları ve K-pop şarkı sözlerini tercüme işine soyunuyor.

Tasnim de izlediği dizilerin, dinlediği K-pop şarkıların ardından Korece öğrenmeye başladığını dile getirdi.

Hayran terimleri

Hayranlar, sosyal medyada kullanılan ve günlük hayatta sorulduğunda anlaşılmayan sentetik bir dil kullanıyor. Örneğin, “nugu” olarak adlandırılan yeterli üne sahip olamamış ya da bir zaman sonra şöhretini kaybetmiş gruplar, şirketler tarafından dağıtılıyor ve sözleşmeleri feshediliyor. Bu durumda, idolün ne kadar süre eğitim aldığı, kaç estetik operasyondan geçtiğinin bir önemi yok. Önemli olan, grupların şirketlere kazandırdığı para.

Diğer yandan hayran kitlesi, Korece abi anlamına gelen “oppa” ifadesini, bunlara çok fazla ilgi gösteren fanlar için “oppacı” olarak kullanıyor. Hayran kitlesinin kendi içinde de bu idollerle “evlenme hayali” kuranlara da “oppacı” deniyor.

Hayranların dünyasına ait kelimelerden biri de “shiplemek”. Bu tür kavramlar dilbilimsel tipoloji gibi disiplinlerin dışında yani aralarında akrabalık ya da anlamsal bağlar kurulmadan farklı dillerdeki iki ayrı kelimenin birleştirilip anlamlandırılmaya çalışıldığı sentetik bir yapıyla ortaya çıkıyor. Bu tür ifadelerin sadece kısıtlı bir kitle içinde değil de milyonlar tarafından kısa sürede terminolojik bir yapıya bürünmesi ise hayran kitlesinin sadece idollerine değil birbirlerine sadakatlerinin de en büyük göstergesi.

K-pop hayranları, bu kavramı sevdiği iki grup üyesini birbirine yakıştırmak için kullanıyor. Bu sadece romantik bir eşleştirme değil, hayranlar grup üyelerinin gerçek hayatta da dostluklarını “shiplemeyi” tercih ediyor. Eğlence şirketleri de bunu fırsata çevirip “shiplenen” idollerin aynı projelerde yer almasını istiyor ve bunu hemen nakde çeviriyor.

K-pop’u diğer müzik gruplarından ayıran özellik: “Ulaşılabilirlik”

Dr. Alptekin Keskin’e göre, özellikle K-pop gruplarını takip eden 12-18 yaşındaki gençler, çevresiyle yaşadığı bir sorun sırasında yanında en azından parasosyal etkileşim kurabileceği bir grubun olmasını istiyor.

BTS grubunun bu stratejiyi çok iyi kullandığını belirten Keskin, grubun kurucusunun ifadesine atıfta bulunarak, şunları kaydetti:

“Umut aşılama, gençlerin yanında olduğunu bildiren sözler bu noktada önemlidir. BTS’nin kurucusunun kurduğu grupla ilgili sözlerinden biri şu: ‘Biz BTS grubunu gençlere yukardan bakan bir grup olarak değil, gençlerin omzunu yaslayabileceği grup olarak kurduk.'”

Keskin, K-pop hayranlarını diğer hayranlardan ayıran önemli unsurlardan birinin de “ulaşılabilirlik” olduğunu söyledi.

Dünyada en fazla hayranı olan K-pop grubu BTS grubundan örnek veren Keskin, “Dünyada milyonlarca takipçisi olan idolün ya da grubun onun hakkında ifade ettiği mesaj paha biçilemez. Batı ile karşılaştırıldığında, Batılı ünlülerle hayranlar arasında uçurum vardır. Ne sosyal medyadan ne de konserinde sanatçıya ulaşabilir. Ancak Asya tarzı ya da Kore tarzı hayran-ünlü ilişkisi değişiktir. Bir şekilde platform aracılığıyla ulaşabilir, mesaj ulaştırılabilir. Ulaşılabilirlik, bu noktada çok önemli.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x